V. Mehmed Reşad kimdir, nasıl padişah oldu, döneminde hangi topraklar kaybedildi, Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na nasıl girdi, Çanakkale Zaferi onun döneminde mi kazanıldı ve Sultan Reşad nasıl öldü? Osmanlı Devleti’nin 35. padişahı V. Mehmed Reşad, 1909 ile 1918 yılları arasında hüküm sürdü. Dokuz yıllık saltanatı, Osmanlı tarihinin en ağır savaşlarının peş peşe yaşandığı bir döneme denk geldi. Trablusgarp kaybedildi, Balkan Savaşları sonucunda Rumeli’deki Osmanlı hâkimiyeti büyük ölçüde sona erdi ve devlet 1914’te I. Dünya Savaşı’na girdi. Buna karşılık Çanakkale’de İtilaf kuvvetleri durduruldu. Ancak padişah, savaşın sona erdiğini ve Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi’ni imzaladığını göremeden 1918 yılında hayatını kaybetti.
V. Mehmed Reşad Kimdir?
V. Mehmed, daha yaygın adıyla Sultan Mehmed Reşad, Osmanlı Devleti’nin 35. padişahıdır.
2 Kasım 1844 tarihinde İstanbul’daki Çırağan Sarayı’nda dünyaya geldi.
Babası Sultan Abdülmecid, annesi Gülcemal Kadınefendi’dir.
Saray geleneklerine uygun biçimde yetiştirildi; Arapça, Farsça ve dinî ilimler konusunda eğitim aldı. Tasavvuf ve edebiyatla ilgilendi ve genç yaşta Mevlevîliğe yakınlık gösterdi.
Sultan Reşad Kimin Oğludur?
V. Mehmed Reşad’ın babası Sultan Abdülmecid’dir.
Sultan Abdülmecid’in dört oğlu Osmanlı tahtına çıktı:
V. Murad
II. Abdülhamid
V. Mehmed Reşad
VI. Mehmed Vahdeddin
Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki hükümdarların büyük bölümü Sultan Abdülmecid’in oğullarıydı.
Mehmed Reşad Kaç Yıl Veliaht Kaldı?
II. Abdülhamid 1876 yılında tahta çıktıktan sonra Mehmed Reşad veliaht konumuna geldi.
Ancak II. Abdülhamid döneminde oldukça kontrollü ve kapalı bir saray hayatı yaşadı.
Siyasi çevrelerle serbest biçimde ilişki kurmasına izin verilmedi.
Yaklaşık 33 yıl boyunca veliaht olarak bekledi.
Bu uzun dönem Mehmed Reşad’ın doğrudan devlet yönetimi tecrübesi kazanmasını büyük ölçüde engelledi.
V. Mehmed Reşad Nasıl Padişah Oldu?
1908 yılında II. Meşrutiyet yeniden ilan edildi.
Ancak İstanbul’daki siyasi gerilim sona ermedi.
13 Nisan 1909 tarihinde başlayan ve tarihe 31 Mart Vakası olarak geçen ayaklanmanın ardından Selanik’ten gelen Hareket Ordusu İstanbul’da kontrolü sağladı.
Meclis 27 Nisan 1909 tarihinde II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesine karar verdi.
Aynı gün Veliaht Reşad Efendi Osmanlı tahtına çıkarıldı.
Böylece V. Mehmed, yani Sultan Reşad, Osmanlı Devleti’nin 35. padişahı oldu.
V. Mehmed Reşad Kaç Yaşında Padişah Oldu?
Sultan Reşad tahta çıktığında yaklaşık 64 yaşındaydı.
Bu yönüyle oldukça ileri yaşta hükümdar olan Osmanlı padişahlarından biriydi.
Uzun yıllar devlet yönetiminden uzak yaşaması ve II. Meşrutiyet’in parlamenter yapısı nedeniyle saltanatı sırasında padişahın siyasi kararlar üzerindeki etkisi geçmiş dönemlere kıyasla sınırlıydı.
Sultan Reşad Devleti Gerçekten Yönetiyor muydu?
V. Mehmed Reşad döneminde Osmanlı siyasi sistemi artık II. Abdülhamid döneminden oldukça farklıydı.
Kanun-ı Esasi yürürlükteydi.
Meclis-i Mebusan çalışıyordu.
Hükümet parlamentoya karşı sorumluydu.
Özellikle İttihat ve Terakki Cemiyeti zaman içerisinde devlet yönetiminde belirleyici güç hâline geldi.
Bu nedenle Sultan Reşad’ın hükümdarlığını, II. Abdülhamid gibi yönetimin doğrudan merkezinde bulunan bir padişahlık dönemi olarak değerlendirmek doğru değildir. Padişahın siyasi rolü daha sınırlıydı ve yürütmenin merkezinde sadrazam ile hükümet bulunuyordu.
İttihat ve Terakki Sultan Reşad Döneminde mi Güçlendi?
Evet.
İttihat ve Terakki Cemiyeti 1908 sonrasında Osmanlı siyasetinin en güçlü aktörlerinden biri hâline geldi.
Ancak iktidar üzerindeki hâkimiyeti bütün Sultan Reşad dönemi boyunca aynı düzeyde değildi.
Hükümetler değişti, muhalif siyasi partiler kuruldu ve askerî gruplar siyasete müdahale etti.
1913 Bâbıâli Baskını sonrasında ise İttihat ve Terakki’nin devlet yönetimindeki etkisi belirgin biçimde arttı.
I. Dünya Savaşı yıllarında Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa dönemin en etkili siyasi ve askerî isimleri arasında yer aldı.
Trablusgarp Savaşı Neden Çıktı?
Sultan Reşad döneminin ilk büyük dış savaşı Trablusgarp Savaşı oldu.
İtalya, Kuzey Afrika’daki Osmanlı topraklarını ele geçirmek amacıyla 29 Eylül 1911 tarihinde Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.
Trablusgarp ve Bingazi İtalya’nın hedefiydi.
Osmanlı Devleti bölgeye düzenli büyük bir ordu gönderemediği için birçok genç subay gizlice bölgeye geçti ve yerel kuvvetlerle birlikte İtalyanlara karşı direniş örgütledi.
Mustafa Kemal Trablusgarp’ta Savaştı mı?
Evet.
Trablusgarp’a giden Osmanlı subayları arasında Mustafa Kemal de bulunuyordu.
Mustafa Kemal özellikle Tobruk ve Derne çevresindeki mücadelelerde görev yaptı.
Enver Bey de bölgede yerel kuvvetlerin örgütlenmesinde önemli rol oynadı.
Bu savaş, ilerleyen yıllarda Osmanlı ve Türkiye tarihinde önemli roller üstlenecek genç subay kuşağının askerî tecrübe kazandığı cephelerden biri oldu.
Trablusgarp Nasıl Kaybedildi?
Osmanlı Devleti aynı sırada Balkanlarda daha büyük bir savaş tehdidiyle karşı karşıya kalınca İtalya ile barış yapmak zorunda kaldı.
1912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması sonucunda Osmanlı Devleti Trablusgarp ve Bingazi üzerindeki fiilî hâkimiyetini kaybetti.
Böylece Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki son büyük toprağı da elden çıkmış oldu.
Balkan Savaşları Ne Zaman Başladı?
Trablusgarp Savaşı sona ererken Osmanlı Devleti çok daha büyük bir krizle karşı karşıya kaldı.
Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ Osmanlı Devleti’ne karşı harekete geçti.
Birinci Balkan Savaşı 1912 yılında başladı.
Osmanlı ordusu birçok cephede ağır yenilgiler yaşadı.
Selanik, Manastır, Yanya ve Üsküp gibi önemli şehirler elden çıktı.
Bulgar ordusu İstanbul’a oldukça yakın bir bölgeye kadar ilerledi.
Edirne Balkan Savaşları’nda Kaybedildi mi?
Evet.
Edirne, Şükrü Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri tarafından aylarca savunuldu.
Ancak 26 Mart 1913 tarihinde Bulgar kuvvetlerinin eline geçti.
Londra Antlaşması sonucunda Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının batısındaki geniş Rumeli topraklarından çekilmek zorunda kaldı.
Ancak Balkan devletlerinin kısa süre sonra kendi aralarında savaşa başlaması Osmanlı Devleti’ne Edirne’yi geri alma fırsatı verecekti.
Edirne Nasıl Geri Alındı?
Birinci Balkan Savaşı’nın ardından Bulgaristan ile eski müttefikleri arasında anlaşmazlık çıktı.
1913 yılında İkinci Balkan Savaşı başladı.
Osmanlı ordusu bu fırsattan yararlanarak Doğu Trakya yönünde ilerledi.
Edirne yeniden Osmanlı kontrolüne geçti.
Böylece şehir, Balkan Savaşları sırasında kaybedilip kısa süre sonra geri alınan en önemli Osmanlı merkezlerinden biri oldu.
Balkan Savaşlarında Osmanlı Devleti Ne Kaybetti?
Balkan Savaşları Osmanlı Devleti açısından son derece ağır sonuçlar doğurdu.
İmparatorluğun Avrupa kıtasındaki topraklarının büyük bölümü kaybedildi.
Makedonya’nın önemli bölümü, Selanik, Yanya ve birçok Balkan şehri Osmanlı yönetiminden çıktı.
Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.
Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hâkimiyeti büyük ölçüde Doğu Trakya ile sınırlı hâle geldi.
Bu gelişmeler aynı zamanda yüz binlerce Müslüman nüfusun Anadolu ve İstanbul yönüne göç etmesine yol açan büyük bir insani krizi beraberinde getirdi.
Bâbıâli Baskını Nedir?
Balkan Savaşları sırasında Osmanlı siyasetinde büyük bir darbe meydana geldi.
23 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki yanlısı bir grup Bâbıâli’yi bastı.
Harbiye Nazırı Nazım Paşa öldürüldü.
Sadrazam Kâmil Paşa istifaya zorlandı.
Bu olaydan sonra İttihat ve Terakki’nin Osmanlı yönetimindeki etkisi çok daha güçlü hâle geldi.
Sultan Reşad’ın siyasi etkisi ise sınırlı kalmaya devam etti.
Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na Nasıl Girdi?
1914 yılında Avrupa’da I. Dünya Savaşı başladı.
Osmanlı yönetimindeki etkili isimlerin bir bölümü Almanya ile ittifakı devletin güvenliği açısından gerekli görüyordu.
Osmanlı Devleti Almanya ile gizli ittifak yaptı.
Daha sonra Osmanlı donanmasına katılan Alman kökenli Yavuz ve Midilli gemilerinin de yer aldığı filo Karadeniz’e çıkarak Rus limanlarını vurdu.
Bu gelişmenin ardından Rusya ve diğer İtilaf devletleri Osmanlı Devleti ile savaşa girdi.
Sultan Reşad I. Dünya Savaşı’na Girmek İstiyor muydu?
Osmanlı Devleti’nin savaşa girişinde karar mekanizmasının merkezinde hükümet ve özellikle İttihat ve Terakki yönetiminin etkili isimleri bulunuyordu.
Sultan Reşad anayasal sistem içerisinde geçmiş dönem padişahları kadar geniş siyasi hareket alanına sahip değildi.
Bu nedenle savaş kararını yalnızca Sultan Reşad’ın kişisel tercihi olarak açıklamak doğru değildir.
Dönemin siyasal yapısı, hükümet kararları, Almanya ile ittifak ve askerî gelişmeler birlikte değerlendirilmelidir.
Cihad-ı Ekber Nedir?
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesinden sonra 14 Kasım 1914 tarihinde Cihad-ı Ekber ilan edildi.
Halife sıfatını taşıyan Sultan Reşad’ın adıyla Müslümanlar İtilaf devletlerine karşı mücadeleye çağrıldı.
Osmanlı yönetimi özellikle İngiliz, Fransız ve Rus yönetimi altında yaşayan Müslüman toplulukların bu çağrıya cevap vermesini umuyordu.
Ancak beklenen ölçekte büyük bir küresel ayaklanma gerçekleşmedi.
Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’nda Hangi Cephelerde Savaştı?
Osmanlı orduları savaş boyunca çok geniş bir coğrafyada mücadele etti.
Başlıca cepheler arasında:
Kafkas Cephesi
Çanakkale Cephesi
Irak Cephesi
Filistin-Suriye Cephesi
Sina-Filistin Cephesi
Hicaz ve Yemen bölgeleri
bulunuyordu.
Osmanlı birlikleri ayrıca müttefiklerine destek amacıyla Galiçya gibi imparatorluk sınırlarının dışındaki cephelere de gönderildi.
Sarıkamış Harekâtı Sultan Reşad Döneminde mi Oldu?
Evet.
1914 yılının sonlarında Osmanlı ordusu Kafkas Cephesi’nde Rus kuvvetlerine karşı büyük bir harekât başlattı.
Enver Paşa’nın öncülük ettiği Sarıkamış Harekâtı ağır kış şartları, lojistik sorunlar ve askerî kayıplar nedeniyle büyük bir felaketle sonuçlandı.
Binlerce Osmanlı askeri çatışma, hastalık ve dondurucu hava koşulları nedeniyle hayatını kaybetti.
Bu yenilgi I. Dünya Savaşı’nın Osmanlı açısından ilk büyük askerî felaketlerinden biri oldu.
Çanakkale Savaşı Sultan Reşad Döneminde mi Oldu?
Evet.
Çanakkale Savaşları 1915 yılında V. Mehmed Reşad’ın saltanatı sırasında yaşandı.
İngiltere ve Fransa öncülüğündeki İtilaf kuvvetleri Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a ulaşmayı hedefledi.
18 Mart 1915’te gerçekleştirilen büyük deniz saldırısı başarısız oldu.
Daha sonra Gelibolu Yarımadası’na kara çıkarmaları gerçekleştirildi.
Osmanlı ordusu aylar süren savaşların ardından İtilaf kuvvetlerini durdurmayı başardı.
Mustafa Kemal Çanakkale’de Ne Yaptı?
Çanakkale Savaşları sırasında öne çıkan Osmanlı komutanlarından biri Mustafa Kemal Bey idi.
Özellikle Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar çevresindeki mücadelelerde önemli görevler üstlendi.
Çanakkale’de kazandığı askerî başarı Mustafa Kemal’in Osmanlı kamuoyundaki tanınırlığını önemli ölçüde artırdı.
İlerleyen yıllarda Millî Mücadele’nin lideri olacak Mustafa Kemal açısından Çanakkale önemli bir askerî dönüm noktasıydı.
Sultan Reşad Çanakkale Zaferi İçin Şiir Yazdı mı?
Evet.
Sultan Reşad edebiyat ve şiirle ilgileniyordu.
Çanakkale Zaferi’nin ardından zaferi konu alan bir gazel kaleme aldı.
Bu şiir dönemin edebiyat çevresinde ilgi gördü ve bestelendi.
Sultan Reşad’ın kültürel kişiliği açısından bu gazel onun en çok bilinen eserlerinden biridir.
Kutü’l-Amare Zaferi Sultan Reşad Döneminde mi Kazanıldı?
Evet.
Irak Cephesi’nde İngiliz kuvvetleri Bağdat yönünde ilerlerken Osmanlı ordusu Kut kasabası çevresinde İngiliz birliklerini kuşattı.
Uzun süren kuşatmanın ardından İngiliz kuvvetleri 1916 yılında teslim oldu.
Kutü’l-Amare, Çanakkale ile birlikte Osmanlı ordusunun I. Dünya Savaşı sırasında elde ettiği önemli başarılardan biri oldu.
Ancak İngilizler daha sonra yeniden ilerledi ve Bağdat 1917 yılında kaybedildi.
Arap İsyanı Sultan Reşad Döneminde mi Başladı?
Evet.
1916 yılında Hicaz’da Şerif Hüseyin önderliğinde Arap İsyanı başladı.
İngiltere isyana siyasi ve askerî destek verdi.
Hicaz bölgesindeki Osmanlı hâkimiyeti ağır baskı altına girdi.
Mekke Osmanlı yönetiminden çıktı.
Ancak Medine’de Fahreddin Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri uzun süre direniş göstermeye devam etti.
Sultan Reşad Döneminde Ermeni Tehciri
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı hükümeti 1915 yılında Ermeni nüfusun önemli bir bölümünün savaş bölgelerinden Suriye ve diğer bölgelere sevk edilmesini öngören politikayı uyguladı.
Sevk ve iskân sürecinde kitlesel ölümler, katliamlar, hastalık, açlık ve zorunlu göç yaşandı. Olayların niteliği ve hukuki tanımlaması uluslararası tarih ve siyaset tartışmalarının konusu olmaya devam etmektedir.
Sultan Reşad anayasal monarşi döneminin hükümdarıydı; savaş yıllarındaki yürütme ve güvenlik politikalarında hükümet ve İttihat ve Terakki yönetimi belirleyici konumdaydı. Bu nedenle dönemin kararlarını incelerken padişahın resmî konumu ile hükümetin fiilî karar mekanizmasını birbirinden ayırmak gerekir.
V. Mehmed Reşad İstanbul Dışına Çıktı mı?
Evet.
Sultan Reşad hükümdarlığı sırasında imparatorluğun farklı bölgelerini ziyaret etti.
Özellikle 1911 Rumeli seyahati dikkat çekicidir.
Selanik, Üsküp, Priştine ve Manastır gibi önemli merkezleri ziyaret ederek bölgedeki Osmanlı halkıyla temas kurmaya çalıştı.
Bu seyahatin amaçlarından biri Balkanlardaki farklı toplulukların Osmanlı Devleti’ne bağlılığını güçlendirmekti.
Ancak yalnızca bir yıl sonra Balkan Savaşları başlayacak ve ziyaret ettiği bölgelerin önemli bölümü Osmanlı yönetiminden çıkacaktı.
Kosova’da Namaz Kıldı mı?
Sultan Reşad’ın Rumeli seyahatinin en sembolik anlarından biri Kosova ziyaretiydi.
Padişah Kosova Ovası’nda büyük bir topluluğun katıldığı cuma namazında bulundu.
Bu ziyaret Osmanlı yönetimi tarafından birlik ve bağlılık mesajı olarak değerlendirildi.
Ancak Balkanlardaki milliyetçi hareketler ve devletler arası ittifaklar artık çok ileri bir aşamaya ulaşmıştı.
Sultan Reşad’ın Siyasi Gücü Ne Kadardı?
V. Mehmed Reşad Osmanlı tarihindeki klasik mutlak yetkili hükümdarlardan biri değildi.
Meşrutiyet sistemi içerisinde hükümet ve parlamento çok daha geniş siyasi role sahipti.
Özellikle 1913 sonrasında İttihat ve Terakki yönetimi devlet siyaseti üzerinde büyük ağırlık kazandı.
Bu nedenle Trablusgarp, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı gibi gelişmeleri yalnızca Sultan Reşad’ın kararları olarak değerlendirmek tarihî açıdan yanıltıcı olur.
V. Mehmed Reşad Kaç Yıl Padişahlık Yaptı?
V. Mehmed Reşad:
27 Nisan 1909 tarihinde tahta çıktı.
3 Temmuz 1918 tarihinde hayatını kaybetti.
Böylece yaklaşık dokuz yıl iki ay Osmanlı tahtında kaldı.
Saltanatının neredeyse tamamı savaşlar ve büyük siyasi krizlerle geçti.
Sultan Reşad Nasıl Öldü?
Sultan Reşad uzun süredir sağlık sorunları yaşıyordu.
Şeker hastalığı bulunuyordu ve daha önce prostat ameliyatı geçirmişti.
1918 yılına gelindiğinde sağlığı önemli ölçüde kötüleşti.
3 Temmuz 1918 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.
I. Dünya Savaşı henüz devam ediyordu.
Bu nedenle Sultan Reşad Osmanlı Devleti’nin savaşta yenildiğini ve 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi’nin imzalandığını görmedi.
Sultan Reşad’ın Mezarı Nerede?
V. Mehmed Reşad’ın naaşı Eyüp’te kendi adına yaptırdığı Sultan Mehmed Reşad Türbesi’ne defnedildi.
Türbe Haliç kıyısında bulunmaktadır.
Yapının mimarı dönemin önemli Türk mimarlarından Mimar Kemaleddin Beydir.
İstanbul’daki son Osmanlı hanedan türbelerinden biri olması açısından da önemlidir.
V. Mehmed Reşad’dan Sonra Tahta Kim Geçti?
Sultan Reşad’ın ölümünün ardından kardeşi VI. Mehmed Vahdeddin Osmanlı tahtına çıktı.
Vahdeddin 4 Temmuz 1918 tarihinde hükümdar oldu.
Sadece birkaç ay sonra Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ndan çekilecekti.
Mondros Mütarekesi imzalanacak, İstanbul işgal edilecek ve Anadolu’da Millî Mücadele başlayacaktı.
VI. Mehmed aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin son padişahı olacaktı.
V. Mehmed Reşad Nasıl Bir Padişahtı?
Sultan Reşad’ın kişiliğine ilişkin dönem kaynaklarında sakin, nazik ve dinî hassasiyetleri güçlü bir hükümdar portresi öne çıkar.
Mevlevîliğe ilgi duyuyordu.
Farsça biliyor, Mesnevî okuyor ve şiir yazıyordu.
Ancak hükümdarlığının tarihî önemini kişisel siyasi kararlarından çok saltanatı sırasında yaşanan olağanüstü olaylar belirledi.
Dokuz yıl içerisinde Osmanlı Devleti:
Trablusgarp’ı kaybetti.
Balkan topraklarının büyük bölümünü kaybetti.
Edirne’yi kaybedip yeniden aldı.
I. Dünya Savaşı’na girdi.
Çanakkale’de büyük bir savunma başarısı kazandı.
Kutü’l-Amare’de İngiliz ordusunu teslim aldı.
Bağdat’ı kaybetti.
Arap İsyanı ile karşılaştı.
Filistin ve Suriye cephelerinde ağır baskı altına girdi.
Sultan Reşad bu savaşın sona ermesinden yalnızca birkaç ay önce hayatını kaybetti.
V. Mehmed Reşad Neden Önemlidir?
V. Mehmed Reşad dönemi, Osmanlı Devleti’nin bir Avrupa ve Balkan imparatorluğundan son büyük dünya savaşının içindeki bir devlete dönüşmesinin en kritik yıllarını kapsar.
1909’da II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle başlayan saltanatında meşrutiyet sistemi devam etti.
1911’de İtalya Trablusgarp’a saldırdı.
1912-1913 Balkan Savaşları Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki topraklarının büyük bölümünü kaybetmesine yol açtı.
1914’te Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na girdi.
Çanakkale’de İtilaf kuvvetleri durduruldu.
Buna karşılık savaş uzadıkça Osmanlı Devleti’nin insan ve ekonomik kaynakları ağır biçimde tükendi.
Sultan Reşad 3 Temmuz 1918’de öldüğünde dünya savaşı henüz sona ermemişti. Yerine geçen kardeşi Vahdeddin yalnızca birkaç ay sonra Osmanlı Devleti’nin savaştan çekilmesine ve ardından imparatorluğun son dönemine tanıklık edecekti.
V. Mehmed Reşad Hakkında Kısa Bilgiler
Tam adı: Mehmed Reşad
Osmanlı sırası: 35. padişah
Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülcemal Kadınefendi
Doğum tarihi: 2 Kasım 1844
Doğum yeri: İstanbul, Çırağan Sarayı
Tahta çıkışı: 27 Nisan 1909
Tahta çıktığı yaş: 64
Hüküm dönemi: 1909-1918
Tahtta kaldığı süre: Yaklaşık 9 yıl
Tahta çıkmasına yol açan gelişme: 31 Mart Vakası sonrası II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi
Dönemin siyasi sistemi: II. Meşrutiyet
Önemli savaş: Trablusgarp Savaşı
Önemli savaşlar: Balkan Savaşları
En büyük savaş: I. Dünya Savaşı
Önemli zafer: Çanakkale
Önemli askerî başarı: Kutü’l-Amare
Cihad-ı Ekber: 1914
Ölüm tarihi: 3 Temmuz 1918
Ölüm yaşı: 73
Türbesi: Eyüp, Sultan Mehmed Reşad Türbesi
Yerine geçen padişah: VI. Mehmed Vahdeddin
V. Mehmed Reşad, Osmanlı tarihinin en büyük savaşlarının peş peşe yaşandığı dokuz yıllık bir dönemde tahtta kaldı. Meşrutiyet sistemi nedeniyle siyasi gücü önceki Osmanlı hükümdarlarına göre daha sınırlıydı ve özellikle I. Dünya Savaşı yıllarında devlet yönetiminde hükümet ile İttihat ve Terakki kadroları belirleyici konumdaydı. Trablusgarp’ın ve Balkan topraklarının büyük bölümünün kaybedildiği saltanatında Çanakkale ve Kutü’l-Amare gibi önemli askerî başarılar da elde edildi. Ancak savaşın giderek ağırlaşan sonuçlarını gören Sultan Reşad, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan çekilmesinden yaklaşık dört ay önce 1918 yılında hayatını kaybetti.








