II. Mahmud kimdir, Yeniçeri Ocağı’nı neden kaldırdı, Vak’a-i Hayriye nedir, hangi reformları yaptı, Yunanistan nasıl bağımsız oldu, Kavalalı Mehmet Ali Paşa neden isyan etti ve II. Mahmud nasıl öldü? Osmanlı Devleti’nin 30. padişahı II. Mahmud, 1808 ile 1839 yılları arasında hüküm sürdü. Yaklaşık 31 yıllık saltanatı boyunca merkezî yönetimi güçlendirmeye çalıştı, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdı, yeni bir ordu kurdu, devlet teşkilatını yeniden düzenledi, resmî gazete çıkarttı ve modern bakanlık sisteminin temellerini attı. Buna karşılık Yunan İsyanı, Navarin’de donanmanın yok edilmesi, Osmanlı-Rus Savaşı ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa krizi onun döneminin en ağır siyasi ve askerî sorunları oldu.
II. Mahmud Kimdir?
II. Mahmud, Osmanlı Devleti’nin 30. padişahıdır.
20 Temmuz 1785 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi.
Babası I. Abdülhamid idi. Annesi Nakşidil Sultan olarak bilinir.
Şehzadelik yılları III. Selim dönemine denk geldi. III. Selim’in başlattığı Nizam-ı Cedid reformlarını ve bu reformlara karşı gelişen muhalefeti yakından gördü.
1807 yılında III. Selim tahttan indirildiğinde ağabeyi IV. Mustafa padişah oldu. Bir yıl sonra yaşanan büyük saray mücadelesi ise Şehzade Mahmud’un hayatını tamamen değiştirdi.
II. Mahmud Nasıl Padişah Oldu?
Alemdar Mustafa Paşa, III. Selim’i yeniden tahta çıkarmak amacıyla 1808 yılında İstanbul’a ilerledi.
Bunu öğrenen IV. Mustafa, taht için kendisine rakip olabilecek III. Selim ile Şehzade Mahmud’un öldürülmesini emretti.
III. Selim öldürüldü ancak Şehzade Mahmud saraydaki bazı görevlilerin yardımıyla kurtuldu.
Alemdar Mustafa Paşa saraya ulaştığında III. Selim’in öldürüldüğünü gördü.
Bunun üzerine 28 Temmuz 1808 tarihinde IV. Mustafa tahttan indirildi ve II. Mahmud padişah oldu.
II. Mahmud Kaç Yaşında Padişah Oldu?
II. Mahmud Osmanlı tahtına çıktığında yaklaşık 23 yaşındaydı.
Ancak genç padişah son derece zor bir siyasi ortam devraldı.
Yeniçeriler İstanbul siyasetinde son derece etkiliydi.
Taşrada güçlü ayanlar merkezî yönetimden büyük ölçüde bağımsız hareket edebiliyordu.
Rusya ile savaş devam ediyordu.
Balkanlar’da milliyetçi hareketler güçlenmeye başlamıştı.
Devletin mali ve askerî yapısı da ciddi sorunlarla karşı karşıyaydı.
Alemdar Mustafa Paşa Kimdir?
II. Mahmud’u tahta çıkaran isim Alemdar Mustafa Paşa idi.
Alemdar, Rusçuk’un güçlü ayanlarından biriydi ve III. Selim’in reformlarını destekleyen çevrelerle yakın ilişkiler kurmuştu.
II. Mahmud padişah olduktan sonra Alemdar Mustafa Paşa sadrazam yapıldı.
Ancak Alemdar’ın İstanbul’daki güçlü konumu genç padişah açısından aynı zamanda yeni bir güç merkezi anlamına geliyordu.
Sened-i İttifak Nedir?
II. Mahmud’un saltanatının ilk aylarında merkezî yönetim ile taşradaki güçlü ayanlar arasında Sened-i İttifak adı verilen belge hazırlandı.
Belge 7 Ekim 1808 tarihinde ortaya çıktı.
Amaç merkez ile taşradaki güçlü aileler arasında karşılıklı yükümlülükler oluşturarak devlet düzenini sağlamaktı.
Vergilerin halkın gücünü aşmaması, ayanların devlet otoritesine bağlı kalması ve İstanbul’da büyük bir askerî isyan meydana geldiğinde merkeze destek verilmesi gibi konular belgede yer aldı.
II. Mahmud belgeyi onayladı ancak Alemdar Mustafa Paşa’nın kısa süre sonra ölmesi üzerine Sened-i İttifak uygulamada kalıcı bir sisteme dönüşmedi.
Alemdar Mustafa Paşa Nasıl Öldü?
Alemdar Mustafa Paşa, III. Selim dönemindeki reformların devamı niteliğinde Sekban-ı Cedid adında yeni bir askerî birlik kurdu.
Bu durum Yeniçeri Ocağı içerisinde büyük tepkiye neden oldu.
Kasım 1808’de yeniçeriler ayaklandı.
Bâbıâli kuşatıldı.
Alemdar Mustafa Paşa bulunduğu binada direndi ancak çıkan çatışma ve patlama sonucunda hayatını kaybetti.
Böylece II. Mahmud saltanatının daha ilk aylarında kendisini tahta çıkaran en güçlü devlet adamını kaybetti.
IV. Mustafa Neden Öldürüldü?
Alemdar Mustafa Paşa’nın ölümü sırasında yeniçerilerin eski padişah IV. Mustafa’yı yeniden tahta çıkarabileceği düşüncesi ortaya çıktı.
II. Mahmud açısından bu son derece ciddi bir tehditti.
Hanedan içerisinde kendisine alternatif olarak kullanılabilecek IV. Mustafa’nın hayatta olması yeni bir taht değişikliğini mümkün kılıyordu.
Bunun üzerine IV. Mustafa öldürüldü.
Böylece II. Mahmud hanedanın hayatta kalan tek yetişkin erkek üyesi hâline geldi.
II. Mahmud Ayanları Nasıl Etkisizleştirdi?
- yüzyılın sonlarında Anadolu ve Rumeli’de birçok yerel ayan kendi bölgelerinde büyük güç kazanmıştı.
Vergi topluyor, asker besliyor ve zaman zaman merkezi yönetimden oldukça bağımsız hareket ediyorlardı.
II. Mahmud saltanatı boyunca bu yerel güçleri aşamalı biçimde merkeze bağlamaya çalıştı.
Bazı ayanlarla anlaşma yoluna gidildi.
Bazıları askerî operasyonlarla etkisizleştirildi.
Amaç İstanbul’daki merkezî yönetimin imparatorluğun farklı bölgeleri üzerindeki denetimini yeniden güçlendirmekti.
II. Mahmud Döneminde Sırp İsyanı
II. Mahmud tahta çıktığında Sırbistan’daki ayaklanma devam ediyordu.
Kara Yorgi liderliğindeki ilk Sırp hareketinin ardından bölgede Osmanlı otoritesi yeniden kurulmaya çalışıldı.
Ancak birkaç yıl sonra Miloş Obrenoviç liderliğinde yeni bir ayaklanma başladı.
Osmanlı yönetimi bu kez yalnızca askerî yöntem yerine müzakere yolunu da kullandı.
Sırbistan zaman içerisinde geniş bir iç özerklik kazandı.
Bu süreç Balkanlar’daki Osmanlı yönetiminin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurdu.
Yunan İsyanı Ne Zaman Başladı?
II. Mahmud dönemindeki en önemli siyasi gelişmelerden biri 1821 Yunan İsyanı oldu.
İsyan önce Eflak-Boğdan çevresindeki girişimlerle kendisini gösterdi, ardından Mora’da geniş çaplı bir harekete dönüştü.
Osmanlı kuvvetleri isyanı bastırmakta zorlandı.
II. Mahmud bunun üzerine Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan askerî yardım istedi.
Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki modern eğitimli Mısır ordusu Mora’ya gönderildi.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa Yunan İsyanını Bastırdı mı?
İbrahim Paşa komutasındaki Mısır kuvvetleri Mora’da önemli askerî başarılar elde etti.
İsyanın tamamen bastırılabileceği bir aşamaya gelindi.
Ancak Yunan meselesi artık yalnızca Osmanlı Devleti’nin iç sorunu olmaktan çıkmıştı.
Rusya, İngiltere ve Fransa Yunanlara destek vermeye başladı.
Avrupa kamuoyundaki güçlü Yunan sempatisi de hükümetler üzerindeki baskıyı artırıyordu.
Sonunda üç devlet doğrudan askerî müdahaleye yöneldi.
Navarin Baskını Nedir?
20 Ekim 1827 tarihinde İngiliz, Fransız ve Rus donanmaları Navarin Limanı’ndaki Osmanlı-Mısır filosuyla karşı karşıya geldi.
Çatışmanın sonunda Osmanlı-Mısır donanmasının çok büyük bölümü yok edildi.
Navarin, II. Mahmud dönemindeki en ağır deniz kayıplarından biri oldu.
Osmanlı yönetimi olaydan sonra tazminat talep etti ancak Avrupa devletleri bu talebi kabul etmedi.
Yunanistan Nasıl Bağımsız Oldu?
Navarin’den sonra Osmanlı-Rus ilişkileri daha da kötüleşti.
Rusya 1828 yılında Osmanlı Devleti’ne savaş açtı.
Rus orduları Balkanlar ve Kafkasya üzerinden ilerledi.
1829 yılında Rus kuvvetleri Edirne’ye kadar ulaştı.
Osmanlı Devleti ağır şartlar altında 14 Eylül 1829 Edirne Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı.
Antlaşma ve ardından gelişen diplomatik süreç sonucunda Osmanlı Devleti Yunanistan’ın bağımsızlığını kabul etti.
II. Mahmud Yeniçeri Ocağı’nı Neden Kaldırdı?
II. Mahmud’un en bilinen uygulaması Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıdır.
Yeniçeriler yüzyıllar boyunca Osmanlı askerî sisteminin en önemli kuvvetlerinden biri olmuştu.
Ancak zaman içerisinde ocağın askerî disiplininin zayıfladığı, modern askerî eğitim çalışmalarına direnç gösterdiği ve İstanbul’daki siyasete sık sık müdahale ettiği düşünülüyordu.
III. Selim’in Nizam-ı Cedid reformları da yeniçeri muhalefeti nedeniyle sona ermiş ve padişah tahtını kaybetmişti.
II. Mahmud bu nedenle ocağı doğrudan karşısına almak için yıllarca uygun zamanı bekledi.
Vak’a-i Hayriye Nedir?
1826 yılında II. Mahmud yeni bir askerî eğitim sistemi başlatmaya karar verdi.
Yeniçerilerin bir bölümü buna karşı ayaklandı.
Padişah bu kez geri adım atmadı.
Yeniçeri kışlaları topçu ateşi altına alındı.
İsyan bastırıldı.
Ardından Yeniçeri Ocağı tamamen kaldırıldı.
15 Haziran 1826 tarihinde gerçekleşen bu olay Osmanlı tarihinde “Vak’a-i Hayriye”, yani “Hayırlı Olay” adıyla anıldı.
Yeniçeri Ocağı Kaç Yıl Sonra Kaldırıldı?
Yeniçeri Ocağı’nın kuruluş tarihi konusunda farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte ocak yüzyıllar boyunca Osmanlı askerî yapısının merkezinde yer aldı.
1826’da kaldırılması yalnızca bir askerî birliğin sona ermesi anlamına gelmedi.
Yeniçeriler İstanbul’un ekonomik, sosyal ve siyasi hayatında da son derece etkiliydi.
Ocağın ortadan kaldırılması II. Mahmud’un devlet sistemini daha kapsamlı biçimde değiştirebilmesinin önündeki en büyük siyasi engellerden birini ortadan kaldırdı.
Yeniçerilerin Yerine Hangi Ordu Kuruldu?
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından yeni bir ordu oluşturuldu.
Bu ordunun adı Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye idi.
Yeni ordu Avrupa tarzında eğitim görüyordu.
Üniforma, talim, komuta sistemi ve askerî eğitim alanında yeni düzenlemeler yapıldı.
Böylece III. Selim’in Nizam-ı Cedid ile başlattığı modern ve merkezî ordu kurma girişimi II. Mahmud döneminde farklı bir biçimde yeniden hayata geçirilmiş oldu.
Mehterhane II. Mahmud Döneminde Kaldırıldı mı?
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte onunla özdeşleşmiş olan Mehterhane de kapatıldı.
Bunun yerine Batı tarzı askerî müzik eğitimi veren Mızıka-i Hümâyun oluşturuldu.
İtalyan müzisyen Giuseppe Donizetti Osmanlı sarayına davet edildi.
Donizetti Paşa olarak tanınan müzisyen, Osmanlı askerî müziğinin Avrupa tarzında yeniden düzenlenmesinde görev aldı.
II. Mahmud Fesi Zorunlu Hale Getirdi mi?
II. Mahmud’un reformları yalnızca askerî kurumlarla sınırlı değildi.
Devlet memurlarının kıyafetlerinde de önemli değişiklikler yapıldı.
Geleneksel kıyafetlerin yerine daha standart bir memur kıyafeti oluşturulmaya çalışıldı.
Fes, bu yeni kıyafet düzeninin en görünür sembollerinden biri hâline geldi.
Ceket ve pantolon gibi Avrupa tarzı unsurlar devlet görevlileri arasında yaygınlaşmaya başladı.
Bu değişiklikler II. Mahmud’un merkezî ve standart bir bürokrasi oluşturma politikasının parçasıydı.
II. Mahmud Neden Sakalını Kesti?
Osmanlı hükümdarlarının geleneksel görünümünden farklı olarak II. Mahmud, reformlarının ilerleyen döneminde daha Batılı bir hükümdar görünümünü benimsedi.
Portrelerinde fes, ceket ve pantolonla görülmeye başladı.
Devlet dairelerine padişah portrelerinin asılması da bu dönemin dikkat çekici yeniliklerinden biriydi.
Bu uygulamalar geleneksel Osmanlı saray kültüründe önemli bir görsel değişime işaret ediyordu.
İlk Osmanlı Nüfus Sayımı II. Mahmud Döneminde mi Yapıldı?
II. Mahmud döneminde devletin insan ve asker kaynağını daha ayrıntılı biçimde belirlemek amacıyla geniş kapsamlı nüfus sayımları gerçekleştirildi.
1831 nüfus sayımı bu açıdan önemli bir dönüm noktasıdır.
Sayım modern nüfus sayımlarındaki gibi bütün kadın ve erkek nüfusu ayrıntılı biçimde kaydetmiyordu.
Özellikle erkek nüfusun tespiti askerlik ve vergi açısından önem taşıyordu.
Devlet artık yönetimi altında bulunan nüfusu daha sistematik biçimde kayıt altına almaya çalışıyordu.
Takvim-i Vekayi Nedir?
II. Mahmud döneminin önemli yeniliklerinden biri Takvim-i Vekayi gazetesidir.
Gazete 1 Kasım 1831 tarihinde yayımlanmaya başladı.
Takvim-i Vekayi Osmanlı Devleti’nin ilk resmî gazetesi oldu.
Amaç devlet kararlarını, iç ve dış gelişmeleri ve resmî duyuruları halka ulaştırmaktı.
Gazetenin Türkçe dışında farklı dillere çevrilmesi de planlandı ve çeşitli dil sürümleri yayımlandı.
II. Mahmud Bakanlık Sistemini mi Kurdu?
II. Mahmud döneminde geleneksel Osmanlı devlet teşkilatında kapsamlı değişiklikler yapıldı.
Eski görevlerin bir bölümü kaldırıldı veya yeniden düzenlendi.
Modern anlamdaki nezaretler, yani bakanlıklara benzeyen kurumlar ortaya çıkmaya başladı.
Maliye yönetimi merkezîleştirildi.
Hariciye işleri ayrı bir teşkilat hâline getirildi.
İç yönetim ve ticaret alanında yeni kurumlar oluşturuldu.
1839 yılında Ticaret Nezareti kuruldu.
Bu düzenlemeler Tanzimat dönemindeki modern Osmanlı bürokrasisinin altyapısını oluşturdu.
Posta Teşkilatı II. Mahmud Döneminde mi Yenilendi?
II. Mahmud merkez ile taşra arasındaki iletişimi hızlandırmaya büyük önem verdi.
Yollar, menzil sistemi ve posta haberleşmesi üzerinde çeşitli düzenlemeler gerçekleştirildi.
Amaç yalnızca mektup taşımak değildi.
Merkezî hükümetin eyaletlerde yaşanan gelişmeleri daha hızlı öğrenmesi ve emirlerini daha kısa sürede ulaştırabilmesi devletin merkezileşme politikası açısından büyük önem taşıyordu.
II. Mahmud Eğitim Alanında Neler Yaptı?
II. Mahmud döneminde askerî ve sivil eğitim kurumlarında önemli değişiklikler yaşandı.
Modern ordunun doktor ihtiyacını karşılamak amacıyla Mekteb-i Tıbbiye geliştirildi.
Askerî eğitim kurumları yeniden düzenlendi.
Avrupa’ya öğrenciler gönderilmeye başlandı.
Tercüme faaliyetlerine önem verildi.
Yeni bürokrasinin ihtiyaç duyduğu eğitimli memurların yetiştirilmesi için yeni okulların temelleri atıldı.
Bu çalışmalar daha sonraki Tanzimat döneminin eğitim reformlarına zemin hazırladı.
Tıbbiye II. Mahmud Döneminde mi Kuruldu?
Modern tıp eğitiminin Osmanlı Devleti’nde kurumsallaşmasının önemli aşamalarından biri II. Mahmud döneminde yaşandı.
Yeni ordunun ihtiyaç duyduğu doktor ve cerrahların yetiştirilmesi amacıyla modern tıp eğitimi geliştirildi.
Daha sonra Galatasaray’da faaliyet gösterecek olan askerî tıp okulu II. Mahmud döneminin önemli eğitim kurumlarından biri hâline geldi.
II. Mahmud Döneminde Mısır Sorunu Nasıl Başladı?
II. Mahmud döneminin son yıllarındaki en büyük kriz Kavalalı Mehmet Ali Paşa meselesi oldu.
Mehmet Ali Paşa Osmanlı Devleti’nin Mısır valisiydi.
Mısır’da güçlü ve modern bir ordu oluşturmuştu.
Yunan İsyanı sırasında Osmanlı Devleti’ne önemli askerî destek sağlamıştı.
Bunun karşılığında kendisine vaat edildiğini düşündüğü toprakların verilmemesi ve merkezî yönetimle yaşadığı diğer anlaşmazlıklar sonucunda ilişkiler giderek bozuldu.
1831 yılında Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu Suriye üzerine yürüdü.
İbrahim Paşa Osmanlı Ordusunu Yendi mi?
Evet.
İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu Suriye’de önemli başarılar elde etti.
Akka ele geçirildi.
Ardından Mısır kuvvetleri Anadolu’ya ilerledi.
Osmanlı ordusu Konya Savaşı’nda mağlup edildi.
İbrahim Paşa’nın ordusu İstanbul yönüne ilerleyebilecek konuma geldi.
II. Mahmud son derece zor durumda kaldı.
II. Mahmud Rusya’dan Yardım İstedi mi?
Evet.
Mısır ordusunun İstanbul’a doğru ilerleme ihtimali ortaya çıkınca II. Mahmud daha birkaç yıl önce savaş hâlinde bulunduğu Rusya’dan yardım istedi.
Rus savaş gemileri ve askerleri İstanbul çevresine geldi.
Bu gelişme İngiltere ve Fransa’yı da harekete geçirdi.
Mısır meselesi artık Osmanlı Devleti ile Mehmet Ali Paşa arasındaki bir iç sorun olmaktan çıkarak büyük Avrupa devletlerinin dahil olduğu uluslararası bir krize dönüştü.
Kütahya Antlaşması Nedir?
1833 yılında yapılan düzenlemeyle Mehmet Ali Paşa ve oğlu İbrahim Paşa’ya geniş bölgelerin yönetimi bırakıldı.
Suriye ve Adana üzerindeki Mısır etkisi kabul edildi.
II. Mahmud, Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyıldan beri kontrol ettiği bazı önemli bölgeleri fiilen Mehmet Ali Paşa yönetimine bırakmak zorunda kaldı.
Ancak padişah bu durumu kalıcı olarak kabul etmiyordu.
Taraflar yeni bir savaş için hazırlanmaya devam etti.
Hünkâr İskelesi Antlaşması Nedir?
Mısır krizi sırasında Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne askerî destek sağlamasının ardından iki devlet arasında 8 Temmuz 1833 tarihinde Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı.
Bu anlaşma Rusya’nın Boğazlar üzerindeki etkisini artırdı.
İngiltere ve Fransa başta olmak üzere Avrupa devletleri anlaşmadan ciddi rahatsızlık duydu.
Böylece Osmanlı Devleti’nin iç güvenlik sorunları Boğazlar üzerinden Avrupa güç dengesinin temel meselelerinden biri hâline geldi.
Baltalimanı Ticaret Antlaşması Nedir?
II. Mahmud döneminin son yıllarında İngiltere ile 1838 Baltalimanı Ticaret Antlaşması imzalandı.
Antlaşma Osmanlı ticaret sisteminde önemli değişiklikler meydana getirdi.
İngiliz tüccarların Osmanlı topraklarındaki ticaret imkânları genişledi.
Devletin bazı geleneksel ticaret sınırlamaları kaldırıldı.
Bu düzenleme Osmanlı ekonomisinin Avrupa ticaret sistemine daha yoğun biçimde bağlanmasının önemli aşamalarından biri oldu.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile İkinci Savaş
II. Mahmud, Mehmet Ali Paşa’nın Suriye üzerindeki kontrolünü kalıcı olarak kabul etmiyordu.
Her iki taraf yıllarca yeni savaş için hazırlandı.
Sonunda Osmanlı ordusu 1839 yılında harekete geçti.
24 Haziran 1839 tarihinde Nizip Savaşı meydana geldi.
Hafız Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, İbrahim Paşa’nın Mısır ordusu karşısında ağır bir yenilgi aldı.
Ancak II. Mahmud bu yenilginin sonuçlarını göremeyecekti.
II. Mahmud Nasıl Öldü?
II. Mahmud hayatının son döneminde ciddi biçimde hastalandı.
Sağlığı 1839 yılında hızla kötüleşti.
Akademik kaynaklarda padişahın 28 Haziran 1839 tarihinde hayatını kaybettiği, ölüm haberinin İstanbul’da karışıklık çıkabileceği endişesiyle kısa süre gizli tutulduğu belirtilir.
Cenazesi 1 Temmuz 1839 tarihinde Topkapı Sarayı’na getirildi ve büyük bir törenle defnedildi.
Öldüğünde yaklaşık 53 yaşındaydı.
II. Mahmud’un Mezarı Nerede?
II. Mahmud’un naaşı İstanbul’da Divanyolu üzerindeki alana defnedildi.
Daha sonra burada II. Mahmud Türbesi inşa edildi.
Türbenin çevresi zaman içerisinde önemli bir Osmanlı hanedan ve devlet adamları haziresine dönüştü.
Bugün II. Mahmud Türbesi İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunmaktadır.
II. Mahmud’dan Sonra Tahta Kim Geçti?
II. Mahmud’un ölümünün ardından oğlu Sultan Abdülmecid Osmanlı tahtına çıktı.
Abdülmecid henüz genç yaştaydı.
Babasından büyük askerî ve siyasi sorunlarla karşı karşıya bulunan ancak aynı zamanda devlet kurumları önemli ölçüde dönüştürülmüş bir Osmanlı Devleti devraldı.
Birkaç ay sonra Tanzimat Fermanı ilan edilecek ve Osmanlı reform tarihinde yeni bir dönem başlayacaktı.
Tanzimat II. Mahmud Döneminde mi Başladı?
Tanzimat Fermanı II. Mahmud’un ölümünden sonra, Abdülmecid döneminde ilan edildi.
Ancak Tanzimat döneminin birçok kurumsal altyapısı II. Mahmud saltanatında oluşturuldu.
Modern nezaretler,
merkezî maliye,
yeni ordu,
askerî ve tıbbî eğitim,
resmî gazete,
yeni bürokratik kurumlar
II. Mahmud döneminde şekillenmeye başladı.
Bu nedenle Tanzimat reformlarını II. Mahmud dönemindeki yeniden yapılanmadan tamamen bağımsız değerlendirmek mümkün değildir.
II. Mahmud’un Oğullarından Kimler Padişah Oldu?
II. Mahmud’un iki oğlu Osmanlı tahtına çıktı:
Sultan Abdülmecid
ve
Sultan Abdülaziz.
Abdülmecid döneminde Tanzimat reformları hızlandı.
Abdülaziz döneminde ise ordu, donanma, eğitim ve altyapı alanındaki modernleşme çalışmaları devam etti.
Osmanlı hanedanı devletin sona ermesine kadar II. Mahmud’un soyundan devam etti.
II. Mahmud Şair miydi?
Evet.
II. Mahmud şiirlerinde “Adlî” mahlasını kullandı.
Hat ve musikiyle de ilgilendi.
Ancak onun kültürel faaliyetleri kadar devlet kurumlarını dönüştürme girişimleri tarihî mirasının belirgin yönünü oluşturdu.
II. Mahmud Nasıl Bir Padişahtı?
II. Mahmud yaklaşık 31 yıllık hükümdarlığı boyunca son derece farklı siyasi dönemlerden geçti.
Tahta çıktığında yeniçerilerin ve ayanların güçlü olduğu bir devlet devraldı.
Saltanatının ilerleyen yıllarında taşradaki yerel güçlerin önemli bölümünü merkeze bağladı.
1826’da Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdı.
Modern bir ordu oluşturdu.
Devlet bürokrasisini yeniden düzenledi.
Resmî gazeteyi kurdurdu.
Yeni eğitim kurumlarının gelişmesini sağladı.
Memur kıyafetlerini değiştirdi ve modern nezaret sistemine geçişi başlattı.
Bunun yanında Yunanistan’ın bağımsızlığı, Navarin’de donanmanın kaybedilmesi, Rus ordularının Edirne’ye kadar ilerlemesi ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa karşısında yaşanan yenilgiler saltanatının ağır krizleri oldu.
II. Mahmud Neden Önemlidir?
II. Mahmud dönemi, Osmanlı devlet teşkilatının 19. yüzyıldaki dönüşümünde belirleyici bir aşamadır.
Yeniçeri Ocağı 1826 yılında kaldırıldı.
Yerine yeni bir merkezî ordu oluşturuldu.
Taşradaki güçlü ayanların etkisi azaltılmaya çalışıldı.
Modern nezaretlerin temelleri atıldı.
Devlet memurlarının kıyafet sistemi değiştirildi.
Askerî ve tıbbî eğitim geliştirildi.
1831’de Takvim-i Vekayi yayımlanmaya başladı.
Nüfusun daha sistemli biçimde kayıt altına alınmasına yönelik sayımlar gerçekleştirildi.
Devletin merkezî bürokrasisi yeniden yapılandırıldı.
Ancak aynı dönemde Osmanlı Devleti önemli toprak ve nüfuz kayıpları da yaşadı.
Yunanistan bağımsız oldu.
Rusya Balkanlar ve Karadeniz çevresinde güç kazandı.
Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa merkezî hükümete meydan okuyabilecek askerî güce ulaştı.
Bu nedenle II. Mahmud’un yaklaşık 31 yıllık saltanatı, devlet kurumlarının kapsamlı biçimde dönüştürüldüğü fakat aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin çok ağır askerî ve siyasi krizlerle karşı karşıya kaldığı bir dönem olarak değerlendirilir.
II. Mahmud Hakkında Kısa Bilgiler
Tam adı: II. Mahmud
Osmanlı sırası: 30. padişah
Babası: I. Abdülhamid
Annesi: Nakşidil Sultan
Doğum tarihi: 20 Temmuz 1785
Doğum yeri: İstanbul
Tahta çıkışı: 28 Temmuz 1808
Tahta çıktığı yaş: Yaklaşık 23
Hüküm dönemi: 1808-1839
Tahtta kaldığı süre: Yaklaşık 31 yıl
İlk döneminin önemli sadrazamı: Alemdar Mustafa Paşa
Önemli belge: Sened-i İttifak
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması: 1826
Olayın adı: Vak’a-i Hayriye
Yeni ordu: Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye
Önemli ayaklanma: Yunan İsyanı
Büyük deniz felaketi: Navarin, 1827
Önemli savaş: 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı
Önemli antlaşma: Edirne Antlaşması
Büyük iç siyasi kriz: Kavalalı Mehmet Ali Paşa meselesi
İlk resmî gazete: Takvim-i Vekayi
Şairlik mahlası: Adlî
Ölümü: Haziran 1839
Türbesi: İstanbul, II. Mahmud Türbesi
Padişah olan oğulları: Abdülmecid ve Abdülaziz
Yerine geçen padişah: Sultan Abdülmecid
II. Mahmud, Osmanlı Devleti’nin geleneksel askerî ve idarî yapısının kapsamlı biçimde değişmeye başladığı dönemin hükümdarıydı. 1808’de ölümden kurtularak çıktığı tahtta önce İstanbul’daki askerî ve siyasi güç odaklarıyla mücadele etti. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmasının ardından devlet teşkilatını çok daha hızlı biçimde yeniden düzenlemeye başladı. Yeni ordu, modern bürokrasi, resmî gazete, askerî ve tıbbî eğitim kurumları ve yeni kıyafet düzeni bu dönüşümün sembolleri oldu. Buna karşılık Yunanistan’ın bağımsızlığı, Navarin, Rus savaşları ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa krizi Osmanlı Devleti’nin dışarıda ve içeride karşı karşıya bulunduğu büyük sorunları ortaya koydu. II. Mahmud’un ölümünden sonra tahta çıkan Abdülmecid döneminde Tanzimat Fermanı ilan edildi ve babasının başlattığı kurumsal dönüşüm yeni bir aşamaya geçti.








