Beşiktaş’ın Amedspor karşısında aldığı 3-2’lik mağlubiyeti yalnızca tabelaya bakarak değerlendirmek hata olur. Çünkü siyah-beyazlılar bu maçı 90 dakikanın sonunda değil, bana göre ilk 22 dakikada kaybetti.
Bir takım deplasmana çıkabilir, kötü başlayabilir, baskı yiyebilir. Bunların hepsi futbolun içinde var. Ama Beşiktaş gibi hedefi olan bir takımın daha 13. dakikada geriye düşüp, 22. dakikada skoru 2-0’a getirecek kadar oyundan kopması kabul edilebilir bir görüntü değil.
Amedspor maça ne istediğini bilerek başladı.
Beşiktaş ise sanki maçın başlamasını bekliyordu.
Gift Orban’ın 13. dakikadaki golünün ardından Beşiktaş’ın oyuna reaksiyon vermesi gerekirken, sadece dokuz dakika sonra Dia Saba’nın golü geldi ve tabela 2-0 oldu.
İşte sorun tam olarak burada.
Büyük takım olmanın ölçüsü yalnızca kadronuzdaki yıldızların isimleri değildir. Büyük takım, gol yediğinde nasıl ayağa kalktığıyla da belli olur.
Vlahovic Umut Verdi Ama Yetmedi
İkinci yarıda Beşiktaş’ın biraz daha farklı bir görüntü ortaya koymasını bekliyorduk.
- dakikada Vlahovic’in attığı gol de bu beklentiyi artırdı.
Skor 2-1 olmuştu.
Tam “Beşiktaş geri dönüyor” diye düşünürken yalnızca dört dakika sonra Furkan Soyalp sahneye çıktı. Nübel’in önde olduğunu gördü ve yaptığı aşırtma vuruşla skoru 3-1’e taşıdı.
Beşiktaş’ın gecesini anlatan pozisyon belki de buydu.
Golü buluyorsunuz, yeniden maça giriyorsunuz ama birkaç dakika sonra rakibinize tekrar iki farklı üstünlüğü veriyorsunuz.
Şampiyonluk yarışında böyle hataların bedeli ağır olur.
Sorun Sadece Savunma Değil
Bu maçtan sonra bütün faturayı savunmaya kesmek kolay.
Ama bence sorun bundan daha büyük.
Beşiktaş’ın oyun içerisinde belirli bölümlerde kontrolü kaybetmesi, rakibin baskısı karşısında yeterince sakin kalamaması ve hücumla savunma arasındaki bağlantının zaman zaman kopması düşündürücüydü.
Kadronuzda Orkun Kökçü, Vlahovic, Salih Özcan gibi önemli oyuncular olabilir.
Ama futbol isimlerle değil, organizasyonla oynanıyor.
Amedspor bugün bunun en açık örneklerinden birini gösterdi.
Kağıt üzerindeki kadro kalitesinden bağımsız olarak sahaya bir oyun planı koydu, Beşiktaş’ın hatalarını değerlendirdi ve üç gol buldu.
Son Dakikalardaki Baskı Neden Daha Önce Gelmedi?
Maçın son bölümü ise Beşiktaş adına başka bir soru işareti bıraktı.
Amedspor 84. dakikada Amadou Cisse’nin ikinci sarı karttan oyundan atılmasıyla 10 kişi kaldı. Beşiktaş uzatma dakikalarında baskısını artırdı ve 90+8’de Orkun Kökçü’nün penaltısıyla skoru 3-2’ye getirdi.
Ama süre yetmedi.
Ben burada skordan çok şu soruyu soruyorum:
Beşiktaş’ın maçın son dakikalarında gösterdiği reaksiyon neden maçın başında yoktu?
Bir takım mağlubiyeti kabullenmediğini göstermek için neden önce 3-1 geriye düşmek zorunda?
Beşiktaş’ın çözmesi gereken temel meselelerden biri bu.
Amedspor’u da Tebrik Etmek Gerekiyor
Elbette yalnızca Beşiktaş’ın kötü oyunundan bahsetmek Amedspor’a haksızlık olur.
Amedspor kendi sahasında cesur oynadı.
Rakibinin isminden çekinmedi, önde baskı yaptı, bulduğu fırsatları değerlendirdi ve maçın önemli bölümünde istediği oyunu sahaya yansıttı.
Üstelik bu galibiyetle puanını 13’e yükselterek milli araya lider girdi. Beşiktaş ise 12 puanda kaldı.
Sezonun henüz başındayız.
Ama Süper Lig’in artık kolay maçlarının olmadığını görmek için bu karşılaşmaya bakmak yeterli.
Beşiktaş İçin Asıl Tehlike Skor Değil
Bir mağlubiyet dünyanın sonu değildir.
Beşiktaş bu sezon daha çok maç kazanacak, başka maçlar da kaybedecek.
Benim açımdan tehlikeli olan 3-2’lik skor değil.
Tehlikeli olan, Beşiktaş’ın bazı bölümlerde maça ağırlığını koyamaması.
Büyük hedeflerden bahsediyorsanız deplasmanda zaman zaman kötü oynayabilirsiniz ama oyunun tamamen rakibin istediği hale gelmesine izin veremezsiniz.
Hele daha maçın ilk çeyreğinde 2-0 geriye düşüyorsanız, orada sadece oyuncuların değil, takımın genel oyun anlayışının da sorgulanması gerekir.
Beşiktaş için bu karşılaşma unutulup geçilecek bir deplasman mağlubiyeti olmamalı.
Tam tersine iyi analiz edilmesi gereken ciddi bir uyarı olmalı.
Çünkü şampiyonluk yarışında bazen kaybettiğiniz üç puandan daha önemlisi, neden kaybettiğinizi doğru anlamaktır.
Beşiktaş bugün Diyarbakır’da yalnızca üç puan bırakmadı.
Maça geç uyanmanın bedelini ödedi.








