20 Ağustos 2026 | Özel Haber | Haber Balinası

Lisans Mezunlarında İstihdam Geriledi

Türkiye’de üniversite eğitimi, gençlerin iş hayatına geçişinde önemli bir basamak olmaya devam ediyor. Ancak TÜİK’in güncel verileri, üniversite diplomasının tek başına istihdam garantisi olmadığını ve mezunların iş hayatındaki durumunun okudukları bölüme göre ciddi biçimde değiştiğini ortaya koyuyor.

TÜİK’in Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, 2025 araştırmasına göre lisans mezunlarında kayıtlı istihdam oranı 2024 yılında yüzde 75,0 iken 2025 yılında yüzde 73,9’a geriledi.

Ön lisans mezunlarında da benzer bir düşüş yaşandı. Kayıtlı istihdam oranı 2024’te yüzde 66,4 iken 2025’te yüzde 65,7 oldu. (Veri Portalı)

İki yılda tablo değişti

Eğitim düzeyi20242025Değişim
Lisans%75,0%73,9-1,1 puan
Ön lisans%66,4%65,7-0,7 puan

Lisans mezunlarındaki 1,1 puanlık düşüş, yükseköğretim mezunlarının iş gücü piyasasına geçişinde dikkat edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Ancak verilerin tamamına bakıldığında asıl çarpıcı tablo, bölümler arasındaki farkta ortaya çıkıyor.

Tıp Mezunlarının Yüzde 95,5’i Kayıtlı İstihdamda

2025 yılında lisans düzeyinde en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 95,5 ile tıp bölümünde gerçekleşti.

Tıbbı yüzde 90,8 ile özel eğitim öğretmenliği, yüzde 89,9 ile havacılık elektrik ve elektroniği, yüzde 89,8 ile matematik mühendisliği ve yine yüzde 89,8 ile hemşirelik izledi. (Veri Portalı)

En yüksek istihdam oranına sahip bazı lisans bölümleri

BölümKayıtlı istihdam
Tıp%95,5
Özel eğitim öğretmenliği%90,8
Havacılık elektrik ve elektroniği%89,9
Matematik mühendisliği%89,8
Hemşirelik%89,8

Bu tablo, sağlık, teknik ve belirli uzmanlık alanlarının iş piyasasıyla daha güçlü bir bağlantıya sahip olduğunu gösteriyor.

Alanlara Göre De Büyük Fark Var

Lisans mezunlarının eğitim alanlarına göre kayıtlı istihdamında ilk sırada sağlık ve refah bulunuyor. Bu alandaki oran yüzde 84,5.

İkinci sırada yüzde 82,1 ile mühendislik, imalat ve inşaat; üçüncü sırada yüzde 76,7 ile bilişim ve iletişim teknolojileri geliyor.

Eğitim alanında oran yüzde 75,4, iş, yönetim ve hukuk alanında ise yüzde 74,1 olarak gerçekleşti. (Veri Portalı)

Eğitim alanıKayıtlı istihdam
Sağlık ve refah%84,5
Mühendislik, imalat ve inşaat%82,1
Bilişim ve iletişim teknolojileri%76,7
Eğitim%75,4
İş, yönetim ve hukuk%74,1

Rakamlar, en yüksek istihdam oranına sahip alan ile genel lisans ortalaması arasında yaklaşık 10,6 puanlık fark bulunduğunu gösteriyor.

Diploma İle Yapılan İş Arasındaki Bağ Da Tartışmalı

İstihdam edilmek tek başına yeterli bir gösterge değil. Bir başka soru da şu:

Üniversite mezunu, eğitim aldığı alanda mı çalışıyor?

TÜİK verilerine göre 2025 yılında ücretli çalışan lisans mezunlarının yalnızca yüzde 56,7’si, öğrenim gördükleri eğitim ve öğretim alanıyla uyumlu bir meslek grubunda çalıştı.

Bu oran 2024 yılında yüzde 56,1’di.

Ön lisans mezunlarında ise kendi eğitim alanıyla uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı 2025 yılında yüzde 50,8 oldu. (Veri Portalı)

Başka bir ifadeyle, ücretli çalışan her iki lisans mezunundan yaklaşık biri eğitim aldığı alanla uyumlu bir meslek grubunda çalışırken, diğer önemli bir bölüm farklı alanlarda çalışma hayatını sürdürüyor.

Sosyal Bilimler ve Gazetecilikte Dikkat Çeken Tablo

TÜİK’in eğitim alanı ile meslek uyumuna ilişkin verilerinde en yüksek oran sağlık ve refah alanında yüzde 80,4 olarak gerçekleşti.

İş, yönetim ve hukuk alanında bu oran yüzde 79,6; eğitim alanında yüzde 64,8; mühendislik, imalat ve inşaat alanında yüzde 63,6 oldu.

Buna karşılık sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında eğitim ile meslek uyumu yalnızca yüzde 20,6 olarak ölçüldü. (Veri Portalı)

Bu rakam, üniversite eğitimi ile çalışma hayatı arasındaki ilişkinin bazı alanlarda oldukça zayıflayabildiğini gösteriyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bu oran, mezunların işsiz olduğunu göstermiyor. TÜİK de kayıtlı istihdam dışında kalan kişilerin tamamının işsiz kabul edilemeyeceğini belirtiyor. Kişi eğitimine devam ediyor, kayıt dışı çalışıyor, iş aramıyor veya fiilen yurt dışında bulunuyor olabilir. (Veri Portalı)

İlk işe ulaşmak ortalama 14,2 ay sürüyor

Üniversiteden mezun olduktan sonra iş hayatına geçiş de hemen gerçekleşmiyor.

2025 yılında lisans mezunlarının mezuniyet sonrasında ilk iş bulma süresi ortalama 14,2 ay oldu.

2024 yılında bu süre 14,4 aydı.

Ön lisans mezunlarında ise ortalama ilk iş bulma süresi 2025 yılında 15,8 ay olarak hesaplandı. (Veri Portalı)

Fakat bölümler arasındaki fark burada da oldukça büyük.

İlk işini en hızlı bulan lisans mezunları arasında dil ve konuşma terapisi mezunları 2,4 ay, tıp mezunları 3,9 ay, özel eğitim öğretmenliği mezunları 4,4 ay, eczacılık mezunları ise 4,6 ay ile öne çıktı. (Veri Portalı)

Sağlık Alanı Hem İşe Girişte Hem Mesleki Uyumda Öne Çıkıyor

TÜİK verileri birlikte değerlendirildiğinde sağlık alanının dikkat çekici bir avantajı olduğu görülüyor.

Sağlık ve refah alanında:

  • Kayıtlı istihdam oranı: %84,5
  • İlk iş bulma süresi: 9,0 ay
  • Eğitim alanıyla uyumlu meslekte çalışma: %80,4

Bu üç gösterge birlikte değerlendirildiğinde sağlık alanının eğitimden istihdama geçişte güçlü bir bağlantı kurduğu görülüyor. (Veri Portalı)

Peki üniversite diploması hâlâ avantaj mı?

Rakamlar, “üniversite mezunu olmak işe yaramıyor” şeklinde bir sonuç ortaya koymuyor.

Tam tersine TÜİK’in iş gücü göstergelerinde yükseköğretim mezunlarının istihdam oranı 2025 yılında yüzde 70,2 olarak gerçekleşti. Aynı yıl lise mezunlarında bu oran yüzde 50,6, lise altı eğitimlilerde ise yüzde 41,6 oldu. (Veri Portalı)

Ancak üniversite diplomasının değerini belirleyen unsurlardan biri artık yalnızca diploma sahibi olmak değil.

Hangi bölümden mezun olunduğu, mezuniyet sonrasında ne kadar sürede iş bulunduğu ve yapılan işin eğitim alınan alanla ne kadar örtüştüğü de belirleyici hâle geliyor.

Rakamların söylediği

TÜİK’in 2025 verileri üç önemli mesaj veriyor:

Bir: Lisans ve ön lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranlarında gerileme var.

İki: Bölümler arasında istihdam açısından ciddi farklılıklar bulunuyor.

Üç: Üniversitede alınan eğitimin çalışma hayatında doğrudan karşılık bulması alanlara göre büyük ölçüde değişiyor.

Dolayısıyla üniversite tercihi artık yalnızca “hangi bölümü kazanabilirim?” sorusuyla değil, “Bu bölümün mezunları nerede çalışıyor, ne kadar sürede iş buluyor ve eğitim aldığı alanda çalışabiliyor mu?” sorularıyla birlikte değerlendirilmek zorunda.

Haber Balinası Özel Haber | Mustafa Camuzcu

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, 2025. (Veri Portalı)

Yazar