Zil çaldı, velinin hesap makinesi de çalışmaya başladı

Okulların açılması öğrenciler için yeni bir dönemin başlangıcı olurken, veliler açısından da aylar sürecek bir eğitim bütçesi maratonu başladı.

Çocuğunu okula hazırlayan aile için masraf yalnızca defter, kalem ve silgiden ibaret değil. Çanta, okul kıyafeti, ayakkabı, kırtasiye, servis, beslenme, kantin ve ulaşım giderleri aynı anda aile bütçesinin karşısına çıkıyor. Özellikle birden fazla çocuğu okula giden ailelerde bu kalemler üst üste geldiğinde ortaya ciddi bir mali yük çıkıyor.

İstanbul Eminönü’nde yapılan bir saha çalışmasında okul çantalarının 600 liradan başlayıp 3 bin liraya kadar çıktığı, ilkokul forma ve kıyafetlerinin ise 3 bin ila 8 bin lira arasında değiştiği belirlendi. Tüm Kırtasiyeciler Derneğinin verdiği rakama göre temel kırtasiye ihtiyaçlarının maliyeti yaklaşık 2 bin 500 liraya ulaşıyor.

Bu rakamlar yalnızca başlangıç alışverişini gösteriyor. Çocuk okula başladıktan sonra masraf bitmiyor, biçim değiştiriyor.

Bir çocuk, bir bütçe planı

Velilerin önündeki hesap birkaç haftalık değil, bütün eğitim yılına yayılan bir hesap.

Sabah evden çıkan öğrencinin ulaşımı, okulda yapacağı harcamalar, beslenmesi ve eğitim yılı içinde yenilenmesi gereken kıyafet ve ayakkabıları düşünüldüğünde, okul masrafı aile bütçesinde düzenli bir gider kalemine dönüşüyor.

İstanbul’da okul servisi kullanan aileler açısından tablo daha da ağır. 2026-2027 eğitim öğretim yılı için belirlenen tarifede 0-1 kilometrelik servis ücretinin aylık 4 bin 456 lira, 23-25 kilometrelik güzergâhın ise aylık 10 bin 436 lira olduğu görülüyor. En uzun mesafelerde yıllık ödeme 90 bin liranın üzerine çıkıyor.

Üstelik velilerin gündeminde yalnızca resmî tarife de yok. Yeni eğitim yılı öncesinde bazı veliler, kendilerinden resmî tarifelerin üzerinde ücret talep edildiğini belirterek şikâyette bulundu. Bazı güzergâhlarda resmî tarife ile talep edilen ücret arasındaki farkın oldukça yüksek olduğu bildirildi.

“Hangisini bu yıl almasak?”

Ekonomik baskının en görünür sonucu ise alışveriş tercihlerinde ortaya çıkıyor.

Veliler artık yalnızca “Ne alacağız?” diye sormuyor. “Hangisini bu yıl almak zorundayız, hangisini gelecek yıla bırakabiliriz?” hesabı yapıyor.

Kullanılabilir durumdaki çantalar yeniden kullanılıyor, ikinci forma takımından vazgeçiliyor, geçen yıldan kalan kırtasiye malzemeleri elden geçiriliyor. Ayakkabı, mont veya çanta gibi daha yüksek tutarlı ürünlerde ise yenileme kararı mümkün olduğunca erteleniyor. İstanbul’daki saha çalışmasında bazı velilerin eski çantalarını tamir ettirdiği ve yedek forma almaktan vazgeçtiği görüldü.

İki çocuklu ailelerde ise hesap daha da büyüyor. Saha görüşmelerinde forma, ayakkabı, çanta, kırtasiye ve ulaşım giderleri birlikte değerlendirildiğinde toplam başlangıç maliyetinin 50 bin liraya ulaşabildiğini belirten veliler bulunuyor.

Beslenme de ayrı bir fatura

Okul masrafının bir başka görünmeyen kalemi ise beslenme.

Çocuğun evden beslenme çantasıyla gönderilmesi hâlinde ailenin market harcaması artıyor. Kantin tercih edildiğinde ise günlük küçük görünen harcamalar ay sonunda önemli bir toplam oluşturuyor.

Yeni dönemde İstanbul’da açıklanan kantin tavan fiyatlarında tost ve ayranın birlikte fiyatı 130 liraya kadar yükseldi. Bir öğrenci buna su ve başka bir içecek eklediğinde günlük okul harcaması daha da yükseliyor.

Bu nedenle bazı aileler çocuklarının beslenme çantasını evden hazırlamayı tercih ederken, bazıları okul kantinindeki harcamaları sınırlandırmaya çalışıyor.

Eğitim harcaması aylık bütçeye yayılıyor

Velinin karşı karşıya olduğu asıl sorun, okul açılışında yapılan tek seferlik alışverişten çok, eğitim giderlerinin yıl boyunca devam etmesi.

Eylül ayında çanta ve kırtasiye alınırken, sonraki aylarda servis ücreti, beslenme, kıyafet, ayakkabı, okul etkinlikleri ve çeşitli eğitim ihtiyaçları devreye giriyor.

Dolayısıyla okulun ilk günü öğrencinin çantasındaki yük kadar, velinin omzundaki ekonomik yük de konuşuluyor.

Bu tablo özellikle dar ve sabit gelirli aileler açısından daha ağır hissediliyor. Eğitim masraflarındaki artış, aileleri ihtiyaçları önem sırasına koymaya, alışverişi ertelemeye ve kullanılabilir ürünleri daha uzun süre değerlendirmeye yöneltiyor. Eğitim alanındaki fiyat artışlarının aile bütçeleri üzerindeki baskısına ilişkin güncel değerlendirmelerde de özellikle beslenme ve temel okul giderleri öne çıkıyor.

Çocuğun okul çantası, ailenin bütçe sınavı

Yeni eğitim yılı öğrenciler için ders, sınav ve arkadaşlıklarla başlayacak. Veliler içinse okul zilinin yanında başka bir hesap da çalışacak:

Servis ne kadar?
Kırtasiye ne kadar tuttu?
Beslenme için ayda ne kadar ayıracağız?
Forma ve ayakkabıyı ne zaman yenileyeceğiz?
Birden fazla çocuk varsa bütün bunları nasıl karşılayacağız?

Okul kapıları bugün milyonlarca öğrenciye açıldı. Ancak aileler açısından eğitim masrafının kapısı çok daha önce açılmıştı.

Ve o kapının ardında, yalnızca bir çocuğun eğitim yılı değil, bir ailenin bütün yıl boyunca yapacağı bütçe hesabı var.

Bu bölüm, haberin ekonomik tarafını çok daha görünür hâle getiriyor. Özellikle “Hangisini bu yıl almasak?” ve “Eğitim harcaması aylık bütçeye yayılıyor” başlıkları, velinin yaşadığı baskıyı rakamların ötesinde anlatıyor.

Yazar